TÜRK LİRASİ İLE TATİL

GÜNEY AFRİKA PROMO

Cape Town (4) • Johannesburg (1) • Sun City (2)
THY / QR ile • 1. Sınıf Oteller • 10 Gün
PANORAMİK ŞEHİR TURLARI DAHİL
08 Haziran • 04 Temmuz • 27 Temmuz • 24 Ağustos • 17 Eylül • 25 Eylül 2020

18.800TL

başlayan fiyatlarla

Formu Hemen Doldurun,
Biz Sizi Arayalım
 
 
 
   

1. Gün

İSTANBUL - DOHA
Yolculuğumuza İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminalinde rehberimiz ve yetkilimiz ile buluşarak başlıyoruz.

2. Gün

İSTANBUL - JOHANNESBURG - ŞEHİR TURU (DAHİL)
Saat 01:30 Türk Havayollarının seferi Johannesburg'a hareket ediyoruz. Sabah 11:30’da, varışımızın ardından şehir merkezine transfer oluyoruz ve Devamını Oku >>muhteşem çılgın Johannesburgu keşfe başlıyoruz . Şehir Merkezi, Houghton-Mandela Evi, Rosebank, Sandton bölgeleri turumuz esnasında göreceğimiz yerler arasındadır. Turumuzun ardından otelimize hareket ediyoruz. Geceleme 4 yıldızlı konforlu otelimizde.

3. Gün

JOHANNESBURG- LESIDI KÖYU TURU - SUN CITY TANITIM TURU
Bugün Afrika yerlilerinin yaşam mekanında onların geçmişini dinlerken onlarla dans ederek ilk insanın yaratıldığı kara ana Afrika'da geçmişten Devamını Oku >>bugüne neler olmuş öğreneceğiz Otelde alacağımız kahvaltıdan sonra Sun City'e hareket ediyoruz. Yol üzerinde Lesedi Kültür köyü turumuzu gerçekleştireceğiz. Lesedi, Güney Afrika'da yaşayan siyah kabilelerin yaşam şekillerini, danslarını, gelenek ve göreneklerini yakından görebileceğiniz kültürel bir köydür. Turun başlangıcında video prezentasyonu ile siyah kültürlerin tarihi anlatılır daha sonra ufak gruplara ayrılarak Zulu-Xhosa-Basotho ve Pedi kabilelerinin ev yaşamlarını sergileyen alanlara girilir. Daha sonra kültürel Afrika dansları izlenir. Öğle yemeğimizi, bölgede düzenlenecek olan Lesedi Kültürel Köyünde geleneksel Afrika mutfağı ile alıyoruz. Lesedi Köyü ziyareti sonrası yolumuza devam ediyoruz ve Sun City'e varıyoruz. Burada panoramik şehir turumuzu gerçekleştiriyoruz. Sun City, Güney Afrika'nın kuzey batı eyaletinin bozkırlarında, sakin bir gölün kıyısında Las Vegas kadar ışıltılı ama tam yanı başında doğal park olan Pilanesberg'in heybetli dağlarıyla çevrilidir. Sun City, birçok özelliğinin birleşimiyle tatil beldeleri içinde benzersizdir. Her sene ihtişamlı sportif ve eğlence faaliyetleriyle donanmış dört ve beş yıldızlı otelleri ve büyülü Lost City (Kaybolmuş Şehir) binlerce turisti çeker. Turumuzun ardından otelimize yerleşiyoruz. Geceleme otelimizde.

4. Gün

SUN CITY PİLANESBERG DOĞAL PARKINDA 5 BÜYÜK SAFARİ TURU
Bugün yaşamınızın geri kalanını değiştirecek deneyim başlıyor. Pilanesberg doğal yaşam parkında bizleri yok sayan kendi halinde yaşayan Devamını Oku >>yüzlerce tür hayvanı başta 5 büyük olmak üzere tam yanlarında ama görünmez gibi izleyecek bu yaşama tanıklık edeceğiz. Yazarken değil yaşarken nefesinizin kesileceği bu deneyim Güney Afrika'ya gelme nedenlerimizin başında yer alıyor. Dünyada sadece Afrika kıtasında hayvanları doğal ortamında bir hayvanat bahçesinde görmekten ne kadar farklı olduğunu anlayıp Safari sırasında Dağın tepesindeki molada teneke bardaklarda kahvemizi yudumlarken aslan ile çıtanın birbirine meydan okuyan seslerini dinleyecek zürafaların aslında meğerse balerin olabileceklerin de görebileceksiniz. Otelde alınacak olan kahvaltının ardından serbest zaman. Rehberimizin belirleyeceği saatte Pilanesberg safari turumuza çıkıyoruz. Pilanesberg National Park'ta safari araçları ile yapılacak olan safari gezimizde doğal tabiatın içinde unutulmaz anılarla dolu, eşsiz saatler geçirme fırsatına sahip olacağız, volkanik oluşumlu doğal bir tabiat ortamında yaşayan çeşitli vahşi hayvanların günlük yaşantısına konuk olacağız. Gezimiz süresince Big Five olarak tanımlanan aslan, LEOPAR, FİL, BUFFALO ASLAN , GERGEDAN'ın yanı sıra ZÜRAFALAR'IN BALERİN YÜRÜŞLERİNE ve doğanın eşsiz sesine tanıklık edebiliceğiniz bu deneyimde ayrıca 350 kuş türü, 65 sürüngen ve yüzlerce değişik hayvan çeşidini görme imkanı yakalayacağız; Bu muhteşem deneyimin ardından safarinin ardından Sun City'de ki otelimize dönüyor ve dünyanın en büyük dalga havuzunda günün geri kalanının keyfini çıkarıyoruz ve Sun City'e transfer oluyoruz. Geceleme otelimizde.

5. Gün

SUN CİTY - JOHANNESBURG - CAPE TOWN
Bugün bebek aslanları biberonla besleyeceğiz - panterlerle oyunlar oynayıp aslanlarla yürüyüş yapıp beyaz kaplana selam vereceğiz ardında Devamını Oku >>dünyanın en ucuna uçacağız - Cape Town . Otelde alacağımız kahvaltının ardından Aslan Parkı turumuza çıkıyoruz. Aslan Parkı turumuzda, nadir bulunan beyaz aslan görme, yavru sevme, kendi ortamlarında oyunlarını görme ayrıca kurtarılmış bir çok diğer panter çita yavruları gibi hayvan dostlarımızla enfes bir deneyim yaşayacağız . Aslan Parkında korumlar eşliğinde Aslanlar birlikte yürüyüşe çıktığımızda doğa siz ve aslan ın uyumu hayatınız boyunca unutamayacağınız bir deneyim Turun ardından Johannesburg - Cape Town uçuşumuzu gerçekleştirmek üzere havalimanına transfer oluyoruz. Cape Town'a varışımızla birlikte, bizi bekleyen özel aracımıza binerek panoramik şehir turumuzu gerçekleştiriyoruz. Parlamento Binası, Company Gardens, Long Street, Ümit Kalesi, Reibeck Heykeli ve Adderly Caddesi görülecek yerler arasında. Şehir turu sonrası otele transfer oluyoruz ve odalarımıza yerleşiyoruz. Geceleme otelimizde.

6. Gün

CAPE TOWN - DÜNYANIN UCU - ÜMİT BURNU - PENGUENLER -FOKLAR -BALINALAR
Bugün aşağıda hikayesini okuyacağınız Ümit burnuna ek olarak buradan, denizde çift olarak takılan balinaları, karada da, devekuşlarını ve Devamını Oku >>babunları izlemeyebilir ama en güzeli sevimli penguenlerle hep birlikte güneşe doğru bakabilirsiniz nedendir bilinmez hepsi aynı anda aynı yere bakıyor biz neden bakmayalım Afrika kıtasının batı tarafındaki en güney ucu, denizden yüksekliği yaklaşık 245 metre olan Ümit Burnu'dur… Bu burunun isminin ilginç de bir hikayesi var… 15. yüzyılın sonlarına kadar Avrupalıların Hindistan ile ipek ve baharat ticareti için kullandığı yolun bir kısmı denizden olmak üzere, çoğu karadan idi ve Ortadoğu'yu boydan boya geçmek zorunluğu vardı… 1453'te İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethinden sonra, Avrupalılar Hindistan'a deniz yolu ile ulaşımı hedefledi. Özellikle Portekizliler bu yolu bir an önce keşfetmek hırsı ile onlarca yıl sefer üzerine seferler düzenledi. Ağustos 1486'da Portekiz Kralı Juan II, meşhur denizci Barthelemeu Dias'a gizli tutulması gereken bir görev verdi: Lizbon'dan çıkıp, Afrika kıtasının en uç noktasına gitmek, burayı dolaşmak ve eğer mümkünse Hindistan'a kadar giderek bu deniz yolunu keşfetmek… Gizli tutulan bu uzun yolculukla ilgili olarak, elde, ayrıntıları anlatan yazılı bir belge ve çizimleri hiç yok. Ancak, çok maceralı geçtiği biliniyor. Dias bu yolculuğu, karadan fazla kopmayarak, kıyıya paralel sürdürdü. Afrika kıtasının güneyine yaklaştıklarında ise, gemiyi kayalarda parçalayacak kadar şiddetli fırtınalara yakalandı. Atlas Okyanusu ile Hint okyanusunun en büyük dalgaları bu burunun açığında görüldü, korkunç dalgalar gemiyi karpuz kabuğu gibi sallıyordu. Büyük korku içinde olan gemiciler, boyuna dua ediyor, şeytanlar ülkesine geldiklerini söylüyorlardı. Dias'ın ya kayalara vurup ölme riskini almak, ya da bilmediği rotaya sapmaktan başka çaresi yoktu. O, Atlantik Okyanusu'nu seçti, güney Atlantik'e geçti. 13 gün kara görmedi, haritaları işe yaramadı, denizlerde kayboldu; ancak dalgaların altından akan çok kuvvetli bir okyanus kuşağı dairesel akıntısı onu kurtardı ve rotayı kuzeye çevirdi. Burunu dolaşmış ve farkında olmadan Hint Okyanusu'na geçmiş oldu. Ve böylece de, Diaz onlarca yıldır aranan Afrika'yı dolaşarak Hindistan'a açılan yolu 12 Mart 1488 keşfetti. Dias, Tanrı ve Portekiz adına keşfettiğini söylediği bu buruna, yaşadıklarından dolayı, Fırtınalar Burnu adını verdi. Ancak, gemileri ve mürettebatı iyi durumda değildi, erzak çok azalmış, salgın hastalık baş göstermişti. Gemiciler isyan etti. Dias Hindistan'a gidemeden Lizbon'a geri döndü. Başarısını büyük onur duyarak Kral Juan II'a aktardı ancak kral, Dias'ın verdiği 'Fırtınalar Burnu' ismini benimsemedi. Krala göre bu isim nedeniyle hiçbir denizci Hindistan'a giden yolu keşfetmeye cesaret ve moral bulamayacaktı; bunu ortadan kaldıracağını ve Hindistan'a ulaşma yolunu keşfetmenin önünü açacağını umarak, gemilerin batmasına sebep olacak büyük fırtınalar ve kayalıkların bulunduğu bu burunun adını Ümit Burnu olarak değiştirdi. Nitekim 1498 yılında diğer Portekizli kaşif Vasco da Gama, Afrika'yı dolaşarak Hindistan'a deniz yolu ile ulaşan ilk batılı oldu ama fırtınaların günlerce sürdüğü zorlu seyahati sırasında filosundaki bir gemi tamir edilemeyecek kadar hasar gördü. Avrupalıların Hindistan'a deniz yoluyla ulaşabilmeleri neticesinde ipek ve baharat yolları önemini, Osmanlı Devleti ile ve İran da ticari alandaki üstünlüklerini kaybetti. Hint okyanusu önemli bir ticaret bölgesi oldu, elli yıl içinde dünyanın en kalabalık gemi rotaları haline geldi; deniz ticaretinde de üstünlük Avrupalılara geçti. Ancak, korsanlık da birlikte gelişti… 1869'da Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Hindistan'a gidiş yolu kısaldı, Ümit Burnu da önemini kaybetti. Artık, Kıbrıs adasının bulunduğu Doğu Akdeniz, önemli bir ticaret denizi oldu. Türkiye'den yola çıkan su, deniz altından, yani hiçbir fırtınaya maruz kalmadan, borularla Kuzey Kıbrıs'a ulaştı ama Kuzey Kıbrıs karasının siyasetinde fırtınalar yarattı, denizdeki karpuz kabuğu gibi sallandı siyaset… Kırılan dökülen ve yaralanan birçok değer, kurum ve kişi oldu… Risklere göre rotalar değişti… Tartışmalarda kayboldu siyaset ama CTP'nin manifestosu yol haritası olma özelliğini kaybetmedi. Sonunda sert dalgalar altından bir dairesel akım siyaseti sakin sulara çekti… Ehven-i şer gerçekleşti… Umuda cesaret verecek ümit anlaşması yapıldı. Artık ileriye bakılacak… Artık, Kıbrıs adası, bulunduğu Doğu Akdeniz'de, Türkiye'nin egemen olduğu önemli bir su ticareti merkezi olabilecek. Ümit Burnu ile ilgili ilginç bir not… Burayı 1488'de keşfeden Dias, 29 Mayıs 1500'de gene burada, yani Ümit Burnu yakınlarında, yakalandığı bir fırtınada bütün mürettebatıyla birlikte öldü… Adamcağız, Kral'ın oyununa geldi; kendi deneyiminde yaşadığı fırtınaları unuttu, Kral'ın yarattığı umuttan cesaret aldı ve tedbirsizlikten kendini, mürettebatını ve gemilerini tüketti.

7. Gün

CAPE TOWN ROBBEN ADASI NELSON MANDELA YA SELAM OLSUN
Bugün aslında önceleri fok adası olarak bilinen ve binlerce fok balığı ile karşılaşacağımız UNESCO DUNYA MIRASI koruması altında ki Robben Devamını Oku >>Adasında aynı zamanda Nelson Mandela nın yıllarca hapis yattığı cezaevini de görme imkanız olacak Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından tam gün serbest zaman. Alış veriş, dinlenme ve gezme fırsatı. Arzu eden misafirlerimiz Robben Adası Turu'na katılabilirler. Sabah kahvaltının ardından Waterfront limanından hareket eden tekne ile Robben Adası'na gidiyoruz. Burada Nelson Mandela'nın 27 senelik hapis hayatının büyük bölümünü geçirdiği hapishaneyi yine burada siyasi mahkum olarak kalmış rehberler eşliğinde geziyoruz. Tur sonrası otele dönüyoruz. Geceleme otelimizde.

8. Gün

CAPE TOWN - MASA DAĞI
Sabah kahvaltımızın ardından tüm gün serbest zaman. Dileyen misafirlerimiz rehberimizin ekstra olarak düzenleneceği Masa Dağı ve Stellenbosh Devamını Oku >>Şarap Çiftliği turumuza katılabilirler. 45 dakikalık yolculuğumuzun ardından geleceğimiz bu çiftlikte; önce mahsenleri geziyor ardından şarap tadımı yapıyoruz. Daha sonra 1679' da kurulmuş olan Stellenbosh kasabasına geçiyor ve şarapları, meşe ağaçları ve üniversitesi ile ünlü bu kasabada panoramik şehir turu yapıyoruz. Ardından Spier Çiftliğinde; Eagle Encounter'da Güney Afrika'nın vahşi kuşlarını görüyoruz. Restaurantta alınacak öğle yemeği sonrasında Masa Dağı'nın 1087 m yükseklikteki tepesine çıkıp bu doyumsuz manzaranın büyüsüne kendinizi bırakabilirsiniz. Tur bitiminde otelimize dönüyoruz. Geceleme otelimizde.

9. Gün

Cape Town - İstanbul
Sabah kahvaltıdan sonra transfer saatine kadar serbest zaman. Rehberimizin belirleyeceği saatte buluşarak, İstanbul uçuşumuzu Devamını Oku >>gerçekleştirmek üzere havalimanına transfer oluyoruz. Türk Hava Yollarının seferi ile İstanbul'a hareket ediyoruz. Geceyi uçakta geçiriyoruz.

10. Gün

İstanbul
Sabah erken saatlerde İstanbul'a varışımız ile birlikte yolculuğumuzun sonuna geliyoruz.

♦ Tura Dahil Olan Hizmetler ♦
- Türk Hava Yolları ile İstanbul - Johannesburg / Cape Town - İstanbul arası ekonomi sınıf dış hat uçak bileti
- Yerel havayolları ile Johannesburg - Cape Town arası ekonomi sınıf iç hat uçak bileti
- Havalimanı ve güvenlik vergileri
- Johannesburg'da 1 gece oda-kahvaltı esasına göre : 4 Yıldızlı Radisson Sandton vb. konaklama
- Sun City'de 2 gece oda-kahvaltı esasına göre konaklama : 4 Yıldızlı Cabanas Hotel
- Cape Town'da 4 gece oda-kahvaltı esasına göre konaklama : 4 yıldızlı New Tulbagh Hotel
- Johannesburg panoramik şehir turu
- Cape Town panoramik şehir turu
- Sun City turu
- Programda belirtilen tüm transferler
- Tura Turizm Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
- Zorunlu seyahat sigortası
♦ Tura Dahil Olmayan Hizmetler ♦
- Her türlü kişisel harcamalar ve otel ekstraları
- Öğle ve akşam yemekleri
- Tura dahil olduğu belirtilmeyen tüm tur ve transferler
- Rehber ve Kaptan Bahşişleri
- Ekstra Turlar
- Yurt dışı çıkış harcı (50 TL)
♦ Ekstra Turlar ♦
PİLANESBERG SAFARI TURU (125 EURO)
Pilanesberg National Parkta safari araçları ile yapılacak olan safari gezimizde doğal tabiatın içinde unutulmaz anılarla dolu, eşsiz saatler geçirme fırsatına sahip olacağız, volkanik oluşumlu doğal bir tabiat ortamında yaşayan çeşitli vahşi hayvanların günlük yaşantısına konuk olacağız. Gezimiz süresince Big Five olarak tanımlanan aslan, leopar, fil, buffalo aslan , gergadanın yanı sıra zürafaların balerin yürüyüşlerine ve doğanın eşsiz sesine tanıklık edebiliceğiniz bu deneyimde ayrıca 350 kuş türü, 65 sürüngen ve yüzlerce değişik hayvan çeşidini görme imkanı yakalayacağız.

Ümit Burnu Gezisi Öğle Yemekli : (135 EUR)
Afrika kıtasının batı tarafındaki en güney ucu, denizden yüksekliği yaklaşık 245 metre olan Ümit Burnudur… Bu burunun isminin ilginç de bir hikayesi var…
15. yüzyılın sonlarına kadar Avrupalıların Hindistan ile ipek ve baharat ticareti için kullandığı yolun bir kısmı denizden olmak üzere, çoğu karadan idi ve Ortadoğuyu boydan boya geçmek zorunluğu vardı… 1453te İstanbulun Osmanlılar tarafından fethinden sonra, Avrupalılar Hindistana deniz yolu ile ulaşımı hedefledi. Özellikle Portekizliler bu yolu bir an önce keşfetmek hırsı ile onlarca yıl sefer üzerine seferler düzenledi. Ağustos 1486da Portekiz Kralı Juan II, meşhur denizci Barthelemeu Diasa gizli tutulması gereken bir görev verdi: Lizbondan çıkıp, Afrika kıtasının en uç noktasına gitmek, burayı dolaşmak ve eğer mümkünse Hindistana kadar giderek bu deniz yolunu keşfetmek… Gizli tutulan bu uzun yolculukla ilgili olarak, elde, ayrıntıları anlatan yazılı bir belge ve çizimleri hiç yok. Ancak, çok maceralı geçtiği biliniyor.
Dias bu yolculuğu, karadan fazla kopmayarak, kıyıya paralel sürdürdü. Afrika kıtasının güneyine yaklaştıklarında ise, gemiyi kayalarda parçalayacak kadar şiddetli fırtınalara yakalandı. Atlas Okyanusu ile Hint okyanusunun en büyük dalgaları bu burunun açığında görüldü, korkunç dalgalar gemiyi karpuz kabuğu gibi sallıyordu. Büyük korku içinde olan gemiciler, boyuna dua ediyor, şeytanlar ülkesine geldiklerini söylüyorlardı. Diasın ya kayalara vurup ölme riskini almak, ya da bilmediği rotaya sapmaktan başka çaresi yoktu. O, Atlantik Okyanusunu seçti, güney Atlantike geçti. 13 gün kara görmedi, haritaları işe yaramadı, denizlerde kayboldu; ancak dalgaların altından akan çok kuvvetli bir okyanus kuşağı dairesel akıntısı onu kurtardı ve rotayı kuzeye çevirdi. Burunu dolaşmış ve farkında olmadan Hint Okyanusuna geçmiş oldu. Ve böylece de, Diaz onlarca yıldır aranan Afrikayı dolaşarak Hindistana açılan yolu 12 Mart 1488 keşfetti. Dias, Tanrı ve Portekiz adına keşfettiğini söylediği bu buruna, yaşadıklarından dolayı, Fırtınalar Burnu adını verdi. Ancak, gemileri ve mürettebatı iyi durumda değildi, erzak çok azalmış, salgın hastalık baş göstermişti. Gemiciler isyan etti. Dias Hindistana gidemeden Lizbona geri döndü.
Başarısını büyük onur duyarak Kral Juan IIa aktardı ancak kral, Diasın verdiğiFırtınalar Burnuismini benimsemedi. Krala göre bu isim nedeniyle hiçbir denizci Hindistana giden yolu keşfetmeye cesaret ve moral bulamayacaktı; bunu ortadan kaldıracağını ve Hindistana ulaşma yolunu keşfetmenin önünü açacağını umarak, gemilerin batmasına sebep olacak büyük fırtınalar ve kayalıkların bulunduğu bu burunun adını Ümit Burnu olarak değiştirdi. Nitekim 1498 yılında diğer Portekizli kaşif Vasco da Gama, Afrikayı dolaşarak Hindistana deniz yolu ile ulaşan ilk batılı oldu ama fırtınaların günlerce sürdüğü zorlu seyahati sırasında filosundaki bir gemi tamir edilemeyecek kadar hasar gördü.
Avrupalıların Hindistana deniz yoluyla ulaşabilmeleri neticesinde ipek ve baharat yolları önemini, Osmanlı Devleti ile ve İran da ticari alandaki üstünlüklerini kaybetti. Hint okyanusu önemli bir ticaret bölgesi oldu, elli yıl içinde dünyanın en kalabalık gemi rotaları haline geldi; deniz ticaretinde de üstünlük Avrupalılara geçti. Ancak, korsanlık da birlikte gelişti… 1869da Süveyş Kanalının açılmasıyla Hindistana gidiş yolu kısaldı, Ümit Burnu da önemini kaybetti. Artık, Kıbrıs adasının bulunduğu Doğu Akdeniz, önemli bir ticaret denizi oldu.
Türkiyeden yola çıkan su, deniz altından, yani hiçbir fırtınaya maruz kalmadan, borularla Kuzey Kıbrısa ulaştı ama Kuzey Kıbrıs karasının siyasetinde fırtınalar yarattı, denizdeki karpuz kabuğu gibi sallandı siyaset… Kırılan dökülen ve yaralanan birçok değer, kurum ve kişi oldu… Risklere göre rotalar değişti… Tartışmalarda kayboldu siyaset ama CTPnin manifestosu yol haritası olma özelliğini kaybetmedi. Sonunda sert dalgalar altından bir dairesel akım siyaseti sakin sulara çekti… Ehven-i şer gerçekleşti… Umuda cesaret verecek ümit anlaşması yapıldı. Artık ileriye bakılacak… Artık, Kıbrıs adası, bulunduğu Doğu Akdenizde, Türkiyenin egemen olduğu önemli bir su ticareti merkezi olabilecek.
Ümit Burnu ile ilgili ilginç bir not… Burayı 1488de keşfeden Dias, 29 Mayıs 1500de gene burada, yani Ümit Burnu yakınlarında, yakalandığı bir fırtınada bütün mürettebatıyla birlikte öldü… Adamcağız, Kralın oyununa geldi; kendi deneyiminde yaşadığı fırtınaları unuttu, Kralın yarattığı umuttan cesaret aldı ve tedbirsizlikten kendini, mürettebatını ve gemilerini tüketti.

Aslan Parkı Gezisi Turu : 80 EUR
Bugün bebek aslanları biberonla besleyeceğiz - panterlerle oyunlar oynayıp aslanlarla yürüyüş yapıp beyaz kaplana selam vereceğiz .Aslan Parkı turumuzda, nadir bulunan beyaz aslan görme, yavru sevme, kendi ortamlarında oyunlarını görme ayrıca kurtarılmış bir çok diğer panter çita yavruları gibi hayvan dostlarımızla enfes bir deneyim yaşayacağız . Aslan Parkında korumalar eşliğinde Aslanlar birlikte yürüyüşe çıktığımızda doğa siz ve aslan ın uyumu hayatınız boyunca unutamayacağınız bir deneyim olacak.

Masa Dağı, Stellenbosch ve Şarap Bağları Turu | 125 EUR
Bu turumuza KWV üzüm bağlarını ziyaret ederek başlıyoruz. 45 dakika süren bir yolculuk sonrasında mahzenler gezilip, şarap tadımı yapıyoruz. Dünyanın en iyi şarap üreticilerinden olan Güney Afrika Cumhuriyetinin şarap bağları bölgesinden çok ucuza kaliteli şaraplar satın alabilirsiniz. Daha sonra 1679da kurulmuş olan Stellenbosch kasabasına geçerek şarapları, meşe ağaçları ve üniversitesi ile ünlü bu kasabada panoramik şehir turu yapıyoruz. Öğle yemeğimizi Stellenboschda Spice Route isimli restoranda aldıktan sonra Masa Dağının 1087 m. yükseklikteki tepesinde sonlanacak gezimizde doyumsuz manzaranın büyüsüne kendinizi bırakabilirsiniz. (Teleferiğin çalışması hava şartlarına bağlıdır)

Lesedi Kütür Köyü (Öğle yemekli): (90 EUR)
Lesedi, Güney Afrika da yaşayan siyah kabilelerin yaşam şekillerini, danslarını, gelenek ve göreneklerini yakından görebileceğiniz kültürel bir köydür. Turun başlangıcında video prezentasyonu ile siyah kültürlerin tarihi anlatılır daha sonra ufak gruplara ayrılarak Zulu-Xhosa-Basotho ve Pedi kabilelerinin ev yaşamlarını sergileyen alanlara girilir. Daha sonra kültürel Afrika dansları izlenir. Öğle yemeğimizi, bölgede düzenlenecek olan Lesedi Kültürel Köyünde geleneksel Afrika mutfağı ile alıyoruz.



Bilgi Almak İstiyorum

Başa Dön